|
ENFEKSIYON ETKENLERINE BAĞLI
(MIKROBIK) BEYIN HASTALIKLARI (Prof. Dr. Banu Anlar, H.Ü.T.F)
Menenjit (beyin zarlarının iltihabı),
ensefalit (beynin iltihabı):
Çeşitli mikroplar: bakteriler, virusler genellikle solunum
yolu ile alınıp boğaza yerleştikten sonra bu hastalıklara
yol açabilirler. Ateş, kusma, baş ağrısı, dalgınlık veya uykuya
eğilimli olma, havale gibi belirtilerle başlar. Küçük bebeklerde
belirtiler silik olabilir: örneğin ilk aylarda sadece bebeğin
emmesinin bozulması bile şüphelendirmelidir.
Bu hastalıkların teşhisinde beyin-omurilik sıvısının incelenmesi
için belden su alınması (lomber ponksiyon) gerekir. Burada
görülen bulgulara göre mikrobun cinsi saptanır ve özel tedavi
verilebilir.
Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE)
Subakut sklerozan panensefalit (SSPE) kızamık mikrobunun yol
açtığı bir beyin hastalığıdır. Çocuklukta geçirilen kızamığın
ağır ya da hafif olması SSPE oluşma riskini etkilemez. Hatta
döküntü olmadan (gizli) geçirilmiş kızamıklardan sonra da
SSPE olabilir. Kızamıkların %20'ye varan bir oranı, döküntü
olmadan seyretmekte ve tanı almamaktadır. Kızamık hastalığının
ülkemizde halen görülmesi, hatta salgınlara yol açması nedeniyle
SSPE de ortadan kaldırılamamaktadır.
Bunun çözümü, kızamık aşısının çocukların tümüne, ilki 9
ayda olmak üzere en az 2 kere yapılmasında yatmaktadır. Kızamık
aşısını yaygın olarak uygulayan ülkelerde SSPE hastalığı görülmemektedir.
SSPEnin belirtileri:
Önceden normal gelişimi olan bir çocukta (ya da genç erişkinde)
birkaç hafta - birkaç ay içinde gelişen;
yürümede bozulma, unutkanlık, konuşmada bozulma, davranış
değişikliği, başın öne doğru düşmesi ya da vücutta gevşeme,
silkinme şeklinde çok kısa süreli nöbetler en tanımlayıcı
belirtilerdir.
§ Tanı için EEG uyku ve uyanıklık dönemlerini kapsayacak
şeklide çekilmeli, ve belden alınan suda (beyin-omurilik sıvısında)
vücudun kızamık milrobuna karşı yaptığı maddeler (antikor)
ölçülmelidir (belden su alınmasının sağlık açısından önemli
bir riski yoktur: doktorunuza da sorunuz).
Şüphede kalınan durunlarda bu tetkikler iki hafta sonra tekrarlanır.
SSPE hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Ancak bazı hastalarda
(yaklaşık 10 hastadan birinde) ilerlemenin olmaması, hastalıkta
duraklama, hatta kendiliğinden iyileşmenin görülmesi mümkündür.
Tedavisi var mıdır?
Bugün için hastalığın tam ve kesin çözümü olacak bir tedavi
yöntemi yoktur. Hastalığın ilerlemesini durdurabilen, bir
miktar iyileşme sağlayabilen tedavi yöntemleri uygulanmakta,
bunlarla %20 veya 30 hastada bir miktar yarar sağlanabilmektedir.
Bu ilaçlar hastanın yaşına, kilosuna, ailenin temin etme
olanaklarına göre ağızdan alınan veya iğne şeklinde seçilen
ilaçlardır.
Son yıllarda yüksek miktarda verilen vitaminlerin AIDS gibi
inatçı virus enfeksiyonlarında yarar sağladığı gösterildiği
için SSPE hastalarımıza A, C ve E vitaminlerini çocuklar için
yüksek sayılabilecek, ama onlara uygun dozlarda vermekteyiz.
İğne tedavisi kimlere verilir?
Bugünkü bilgilere göre yaşı 8 ve üzerinde olan, yatalak olmayan,
ve hastalığı süratli ve ateşli seyretmeyen hastalarda 3 aylık
bir deneme süresi için verilip yarar görülürse yıllarca devam
edilmektedir.
Diğer ilaçlar:
Tegretol®, karazapin®, karbalex® düşmeleri önlemede en etkin
ilaçlardır. Depakin®, Rivotril®, Convulex® başlangıçta verilmez
, ancak sonradan gerekirse verilmektedir.
Fizik tedavi yine artık yürüyemeyen ve fazla kasılması olan
hastalarda mutlaka yarar sağlar. Evde uygulanan masajlar,
kol-bacaklara, özellikle de el ve ayaklara çekme ve uzatma,
açıp-kapama harakektleri her gün yaptırılırsa eklem kireçlenmeleri,
buna bağlı ağrılar önlenebilir.
SONUÇ:
SSPE, Amerika Birleşik Devletleri ya da sanayileşmiş Avrupa
ülkelerinde bir sağlık sorunu oluşturmamaktadır. Bu nedenle
SSPE'ye özgü bir tedavi yöntemi konusunda bu ülkelerdeki ilaç
endüstrisinden bir katkı beklememekteyiz. Ancak, başka hastalıklar
için üretilen ilaçlardan, SSPE'de yararlı olma olasılığı olanları
deneyebiliriz. Orneğin yukarıda bahsettiğimiz iğne tedavileri
de erişkinlerde multipl skleroz adı verilen hastalığın tedavisi
için çıkarılmış, ve SSPE'de de yarar sağlama ihtimali olduğu
için tarafımızdan denenmiş, kısıtlı da olsa bir miktar yarar
göstermiş tedavilerdir.
Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği üyesi olan çocuk nörolojisi
uzmanları her yıl yapılan toplantılarında SSPE konusunda yeni
çıkabilecek tedavileri, hastaların tedavisinde karşılaşılan
sorunları, bunlar için düşünülebilecek çözümleri tartışmaktadır.
Ayrıca büyük eğitim hastanelerindeki ve birçok üniversitedeki
çocuk nörologları sürekli olarak internette haberleşmekte,
gerek birbirlerine gönderdikleri hastalar hakkında bilgi vermekte,
gerekse de tıbbi dergi ve kitaplarda gördükleri yenilikleri,
olası tedavi yöntemlerini bildirmekte, fikir almakta, sorularını
iletmektedir. SSPE hastalarına daha fazla yardımcı olamamak,
ve mevcut tedavilerde başarı oranının düşük olması nedeniyle
doktorlarınız da üzülmektedir. Bunu, yıllık toplantılardaki
konuşmalar nedeniyle emin olarak ifade edebilirim. Bazan size
fazla zaman ayırmıyor, ya da önemsemiyor gibi gözükmenin arkasında
bu çaresizlik ve olanaksızlık yatmaktadır.
SSPE'li çocuğunuz hastalığın ileri dönemlerine kadar sizin
konuştuklarınızı anlayabilir, gülebilir, üzüntülü durumlarda
o da üzülür. Onunla konuşun, anlatın, sevdiği müzik çaldığında
ellerini tutup el çırptırın, sık sık, gerekiyorsa yastıkla
destekleyerek kucağınıza oturtun, misafir gelince onu da aranıza
katın. Onu, bebekliği uzun süren çocuğunuz olarak düşünün.
SSPE çocuğa ağrı-acı veren bir hastalık değildir: bu koşullarda
da olabildiğince mutlu olmasına siz de, biz de, birlikte,
çalışalım. Günümüzün teknik olanakları ile ağ sayfası kurmak,
iletişimi arttırmak, hastalığa çözüm aramak konusundaki çabalarınızı
kutluyor, başarılar diliyorum. Hepinize saygılar, ve hastalarıma
sevgilerimle....
ENFEKSIYONDAN SONRA ÇIKAN HASTALIKLAR
Akut dissemine ensefalomiyelit (ADEM)
Ateşli bir hastalık veya aşıdan 1-3 hafta sonra ortaya çıkar:
ateş, kusma, huzursuzluk, bilinçte bozulma, havale, görme
bozukluğu gibi belirtilerle kendisini gösterir. Bu belirtilerle
menenjit (beyin zarlarının iltihabı), ensefalit (beynin iltihabı)
ile benzerlik gösterir.
Tanıda manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve belden su alınması
(lomber ponksiyon) tanıda, özellikle ensefalitlerden ayırdetmede
en yararlı yöntemdir.
ADEM genellikle arıza bırakmadan iyileşir; dikkat eksikliği,
görme kusurları, kol veya bacaklarda güçsüzlük, epilepsi gibi
arızalar kalabilme olasılığı %3-30 arasında değişmektedir.
İyileştikten 1-3 ay sonra tekrarlayabilir.
Tedavisinde erken dönemde kortizon türü ilaçlar verilmesi
önerilmektedir.
GUILLAIN-BARRE SENDROMU (SİNİR İLTİHABI):
İshal, boğaz ağrısı gibi sık görülen tipte bir enfeksiyondan
2-3 hafta (ortalama 12 gün) sonra güçsüzlük, özellikle yürüme
güçlüğü ile başlar. Küçük çocuklarda sadece basamama, basmayı
reddetme olabilir. Güçsüzlük genellikle bacaklarda başlayıp
birkaç gün içinde yukarı, kollara doğru ilerler. İfade edebilecek
yaşlardaki çocuklarda el-ayaklarda uyuşma veya ağrı olabilir
(%20). Gözde kayma, veya yüz felci de eşlik edebilir.
İlerleme evresi 1-4 hafta sürer. Birkaç haftalık bir duraklama
döneminden sonra iyileşme başlar. Genel seyir iyi huylu olup
yaklaşık %80 hastada düzelme beklenir. Ancak bazı hastalarda
güçsüzlük kalabilir, ağır hastalıkta, özellikle hastaneye
başvuru anında ileri derecede güçsüzlüğü ve solunum sıkıntısı
olan hastalarda ölümle de sonuçlanabilmektedir.
Teşhiste belden su alınması (lomber ponksiyon) önemlidir.
Bu hastalık aşılamanın yaygınlaşması ile ülkemizde ortadan
kalkan Poliomiyelit (çocuk felci) ile, omurilik hastalıkları
ile karışabilir. Ancak duyu kusurunun (uyuşmanın) belirli
bir seviyenin altında bulunması, idrar-dışkı kaçırma ya da
yapamama durumu daima omurilik hastalıklarını düşündürmeli,
ACİL olarak omurilik tomografi ya da MRG si çekilmelidir.
Tedavide öncelikle hastalığın ilerleme evresinde hastanın
gözlem altında tutulması gerekir, çünkü güçsüzlük ilerleyerek
solunum kaslarını tutabilir. Bu nedenle erken evredeki hastalar
hastaneye yatırılmalı, solunuma yardımcı cihazlar başında
hazır bulundurulmalıdır. Hastalığın ilk 1 haftası içinde verilen
intravenöz immünglobülin (IVIg) hastalık süresini kısaltmakta,
ancak arıza kalma oranını etkilememektedir.
Destekleyici bakım en çok önemli faktördür: kol-bacaklara
rehabilitasyon için uygun pozisyon verilmesi, yatak yaralarının,
hareketsizlikten kaynaklanabilecek idrar yolu enfeksiyonlarının,
böbrek taşlarının, akciğer enfeksiyonlarının önlenmesi gerekir.
|